1.ARAÇ DEĞER KAYBININ YARGILAMA AŞAMASINDA NASIL HESAPLANACAĞI
Araç değer kaybı tazminatı hesaplanırken araçta kaza sonucunda oluşan hasar bedeli, aracın değişen ve tamir gören parçaları, aracın geçmiş hasar kayıtları, aracın marka ve modeli, araçta kaza sonucunda oluşan hasarı gösterir araç fotoğrafları ve aracın kilometresi dikkate alınır. Araçta bir parça önceden işlem gördüyse o parça değer kaybı tazminat hesaplamasında dikkate alınmaz. Uygulamada uzman bilirkişilerce “…araç geçmiş kazasında da aynı yerden hasar gördüğünden araç değer kaybının oluşmadığına...” dair rapor yazılmaktadır, bu nedenle dava yoluna gidilmeden önce bu hususa dikkat edilmelidir. Kavramların açıklaması aşağıda yapılmıştır.
- Aracın Yaşı ve Kilometresi: Aracın yaşı, piyasa değerini etkileyen önemli bir faktördür. Tazminat talebinde aracın yaşına dair herhangi bir sınırlama yoktur. Yeni araçlar, eski araçlara göre daha büyük değer kaybına uğrayabilmektedir. Araç değer kaybı tazminatını talep ederken aracın kilometresine dair bir sınır yoktur ancak kilometre bilgisi hesaplamada dikkate alınır.
- Hasarın Derecesi: Kaza sonrası aracın aldığı hasar, değer kaybının büyüklüğünü belirler. Büyük hasar, genellikle daha fazla değer kaybına yol açar.
- Aracın Markası ve Modeli: Lüks araçlar, daha düşük segment araçlara göre daha fazla değer kaybı yaşayabilir. Bunun yanı sıra, nadir bulunan ya da koleksiyon değeri taşıyan araçların değer kaybı, genel piyasa koşullarından farklılık gösterebilir.
- Piyasa Koşulları: Aracın değer kaybı, ekonomik duruma ve araç piyasasını da etkileyen dış faktörlere bağlıdır. Uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda aracın piyasadaki durumu, tazminat hesaplamalarında önemlidir.
Araç değer kaybının tespiti, Sigorta Tahkim Komisyonunun doğru kararlar alabilmesi için önemli bir konudur. Bu bağlamda, Yargıtay’ın verdiği kararlar, bu hesaplamanın nasıl yapılacağı ve hangi faktörlerin ön plana çıkacağı konusunda rehberlik sağlamaktadır.
Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesinde de zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu, değer kaybı tazminatının; aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanacağı belirtilmektedir.
Mahkeme aşamasında da aynı kriterler dikkate alınarak uzman bilirkişiler aracılığıyla hesaplama yapılır. Araç değer kaybı için sigorta şirketine başvuruda bulunmadan önce araç değer kaybı tazminat hesabı teknik bilgi gerektirdiğinden uzman sigorta eksperinden rapor alınması önemlidir. Bunun amacı Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru sonrası bilirkişinin hesapladığı araç değer kaybı tazminat miktarının gerçek tazminat tutarına uygun olup olmadığının tespit edilmesidir. Bu sayede bilirkişinin hesapladığı tazminat miktarı gerçek tazminat tutarına uygun değilse bilirkişi raporuna itiraz edilebilmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonunda araç değer kaybı hesaplaması, birçok faktörün bir arada değerlendirilmesi gereken teknik bir süreçtir. Yargıtay kararları, uyuşmazlıkların çözümüne ışık tutarak, bu hesaplamanın objektif bir şekilde yapılmasına yardımcı olmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu, aracın değer kaybını belirlerken hem araç özelindeki teknik unsurları hem de piyasa koşullarını dikkate alarak değerlendirme yapmalıdır. Aşağıda bazı Yargıtay kararlarına yer verilmiştir.
Mahkemece, araç değer kaybı konusunda hesap yapmaya ehil, .... fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konularında uzman bilirkişi (makina mühendisi) veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/11637- K.2016/1208)
Dosya kapsamından; dava konusu aracın tam hasarlı olmayıp tamir edildiği sigorta evrakı ve diğer belgelere göre sabit olmakla trafik kazasının oluş şekli ve aracın tamirine yönelik servis kayıtları incelendiğinde, davacının aracında değer kaybı meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava konusu aracın olaydan önceki değeri ile olay sonrası değeri arasındaki farkı, davacının değer kaybı zararı olarak kabul edilmeli; davalı şirketin usuli kazanılmış hakları da gözetilerek davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2020/1876- K.2021/473)
2.UYGULAMADA DEĞER KAYBI HESAPLAMASINDA İSTENEN EVRAKLAR
Uygulamada araç değer kaybı tazminat hesaplamasında uzman bilirkişiler tarafından istenen evraklar aşağıda açıklanmıştır.
1- Aracın hasarlı fotoğrafları ve aracın kaza esnasındaki kilometre bilgisi talep edilmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurularda başvuru sahibinin dosyaya araç fotoğrafları sunmaması/sunamaması durumunda uzman bilirkişilerin dosyada hesaplama yapmadığı görülmektedir. Başvuru sahibi, kazanın hemen ardından aracın hasarlı fotoğraflarını çekmediğinde uzman bilirkişi tarafından “...araç değer kaybının hesaplanması için dosyada yeterli veri bulunmuyor…” denmektedir. Uzman bilirkişinin raporuna yapılan itirazlar ise genellikle Sigorta Tahkim Komisyonundaki hakemler tarafından dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle aracın hasarlı fotoğrafları tazminat hesaplamasında önemli bir evraktır.
2- Uygulamada istenen bir diğer evrak ise SMS yoluyla 5664’den alınacak kazaya karışan aracın geçmiş hasarını gösterir belgedir. SMS ile kişiler mesaj atarak arabalarının hasar geçmişlerini, araç detay bilgilerini, eksper raporuna göre değişen parçalarını "5664"e aracın plakasını mesaj atarak sorgulayabilirler.
3- Bazı hakemler tarafından ilgili aracın davaya konu kaza tarihinden farklı kazaları da mevcutsa değer kaybı hesaplamasında dikkate alınabilmesi için geçmiş kazalarındaki değişen parçalarına ait bilgileri de talep edebilmektedir. Eksper Raporu olan kazalarda değişen parçaları öğrenmek için PARCA yazıp boşluk bırakarak plakanızı yazıp boşluk bırakarak hasarın oluştuğu tarihi yazıp sorgulama yapabilirsiniz.
3.ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATININ BELİRSİZ ALACAK OLARAK TALEP EDİLEBİLMESİ
Başvuru sahibine ait araçta meydana gelen değer kaybı miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf olması ve değer kaybı miktarının tespitinin ancak atanacak tarafsız bilirkişi tarafından düzenlenecek bilirkişi raporunda yapılacak değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde belirli hale geleceğinden başvurunun belirsiz olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmaktadır.
Keza koşulları yokken belirsiz alacak davası açılması halinde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine yapılan başvurunun kısmi dava olarak kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.11.2020 tarih ve E.2019/17-853- K.2020/907 sayılı ilamında; "Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen alacakların belirli olduğu sonucuna ulaşıldığından somut olayda belirsiz alacak davasının koşulları bulunmamakta ise de, alacaklarının ödenmediğini iddia eden davacının, mevcut yasal düzenlemeler karşısında dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşma imkânı olmayıp, bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunması karşısında eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Başka bir anlatımla alacağı olduğunu iddia eden davacının alacağının tahsili amacı ile ister kısmi, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açmasında her zaman hukuki yararı vardır. Zira davacı davalıdan olan alacağını istemektedir.
Öyle ise, alacağın tartışmasız veya belirli olması hâlinde kısmi dava açılamayacağına ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasından dolayı belirli alacaklar için de artık kısmi dava açılması mümkün hâle geldiğine ve davacının alacaklarının bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmasına başka bir anlatımla davanın kısmi dava olarak görülmesi için gerekli koşulların somut olayda bulunmasına göre, mahkemece dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara kararı ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır.
Bu yöndeki kabulün Anayasa'nın 141. ve 6100 Sayılı HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören "usul ekonomisi" ilkesine de uygun olacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına da hizmet edeceği açıktır.”
(Benzer kararla için bakınız T.06.05.2019-E.2016/22-1166- K.2019/576 Yargıtay HGK Kararı, T.17.06.2015- E.2015/22-1156- K.2015/1598 Yargıtay HGK Kararı, T.19.12.2019- E.2018/22-1122- K.2019/1413 Yargıtay HGK Kararı)