Müterafik kelimesi birliktelik anlamına gelmekle beraber müterafik kusur bir zarar meydana geldiğinde tarafların ortaklaşa kusurunun olması durumudur. Hukuk sistemimizde Türk Borçlar Kanunu’nun 58. Maddesinde düzenlenmiş olup özellikle tazminat davaları açısından önem arz etmektedir.
Müterafik kusur durumunda, zarar gören kişinin de kendi davranışlarından ötürü kısmi sorumluluğu olabilir. Bu sorumluluk hakkaniyetli bir kusur paylaşımı yapılması açısından dikkate alınmalıdır. Paylaşım yapılırken her iki tarafın kusurunun oransal bir dağılımına dayanılır ve genellikle zarar görenin kusur oranı arttıkça tazminat miktarı düşer. Örneğin, bir trafik kazasında araç sürücüsü hız sınırını aşarken aynı zamanda yayanın dikkat etmeyip yola aniden çıkması durumunda müterafik kusur oluşturur. Özetle meydana gelen haksız bir fiil olmalı ve bu davranışa birden fazla kişi kusurlu davranışlarıyla sebebiyet vermiş olmalıdır. Her iki taraf da kusurludur ancak tazminatın nasıl dağıtılacağı, kusurun derecesine göre değişir.
Müterafik kusurun oluşmasının şartlarına baktığımızda öncelikle zarar verenin gerçekleştirdiği bir haksız fiil olmalıdır ve bundan dolayı bir zarar meydana gelmelidir. Zarar veren aynı zamanda ya açıkça kusurlu olmalı ya da özensiz bir fiil gerçekleştirmiş olmalıdır. Son olarak ve en önemli şartlardan biri ise kusurlu davranış ile zararın meydana gelmesi arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır. Yoksa her ne kadar zarar doğmuş olursa olsun nedensellik bağının kurulamadığı olaylarda bir kusur tayini elde etmek de mümkün olmayacaktır.
Müterafik kusurun türlerine baktığımızda ise zarar görenin rızası, fiilin gerçekleşmesindeki payı veyahut zarar görenin davranışları sebebiyle zararın artması şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Sigorta Hukuku’nda da oldukça karşılaştığımız bu tür hukuki süreçlerde tazminat hesaplamaları açısından irdelenmesi gereken bir husustur. Örneğin davacının tazminat talepli bir dosyasında kaza esnasında motor sürücüsünün kask vb. gibi koruyucu ekipman takmaması yine bir kaza esnasında kişinin emniyet kemerini takmamış olması, alkollü bir şekilde sürücülük yapılması müterafik kusura örnek teşkil eder.
Müterafik kusurda indirim oranı, uygulamada Yargıtay’ın içtihatlarıyla %20 olarak kabul görmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 06.02.2020 tarihli ve 2018/4184 E., 2020/820 K.).
KONUYLA İLGİLİ ÖRNEK YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9222, K.2024/4297
Yargıtay, tarafların müterafik kusurlu olduğu bu durumda da her iki tarafın kusurlarını oranlayarak tazminat miktarını belirlemiştir. Karara göre belirlenen tazminat üzerinden %20 indirim yapılarak bir kusur dağılımı yapılmıştır.
Karar Özeti: Motosiklet kazasında sürücülerin kafa ve yüz bölgelerinden darbe alması sonucu ölüm meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında, sürücünün kask takıp takmadığına dair bilgi verilmemekle birlikte, ölümün baş bölgesinden alınan darbeler nedeniyle gerçekleştiği değerlendirilmiştir. Yargıtay, kask takmamanın zararın artmasında etkili olduğu sonucuna vararak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu tür durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereği, davalıya tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde kusur indirimi uygulanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2021/18369, K. 2022/15454
Yargıtay, müterafik kusur indirimine gidilebilmesi için zarar ile eylem arasında illiyet bağı kurulması gerektiğine karar vermiştir. Karara göre, motosiklet kazasında davacının kaskını takmamış olması, zarar ile doğrudan bir illiyet bağı oluşturmadığı için müterafik kusur indirimi uygulanamayacağını belirtmiştir. Zira meydana gelen hasar kask takılıp takılmamasıyla giderilebilecek nitelikte değildir.
Karar Özeti: Davacı motosikletle seyir halindeyken bir kaza geçirmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre motosiklet kullanıcılarının kask takmaları zorunlu olsa da, davacının kask takmaması nedeniyle zarar artmamıştır. Yargıtay, zarar ile davacının eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığını belirleyerek, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğuna karar vermiştir. Bu durum, müterafik kusurun ancak illiyet bağının bulunması halinde uygulanabileceğini göstermektedir.